• Ali Ilker Ünlü

KÖPEK GEZDİRME ÜZERİNE FARKLI YAKLAŞIMLAR VE BİR ÇÖZÜM ÖNERİSİ

ÖNDER ALPER


Son günlerde köpek eğitimi konusunda okuduğum bazı yazılarda köpeklerin koku ihtiyacı ve köpek gezdirme esnasında bu ihtiyaca yönelik davranışların kontrolü yada giderilmesi yönünde bazı farklı bakış açıları dikkatimi çekti.




Konuyla ilgili olarak bir kısım; köpeği gezdirirken bu zamanın köpeğe ayrılması gerektiğini ve köpeğin istediği kadar çevreyi koklamasına bunun içinse gerekirse sahibini çekiştirmesine müsaade edilmesi gerektiğini savunuyordu. Bu görüş, konuyu; koklama dürtüsünün köpek için önemli bir ihtiyaç olduğun ve köpeğin bu kokular aracılığı ile çevresini tanıdığı, belli bir iletişim geliştirdiği düşüncesinde temellendiriliyordu.


Aksi bir fikirsel görüş ortaya koyan başka bir kesim ise; köpeğin adamı olmaktansa, adamın köpeği olma durumunu ön plana çıkararak, köpeğin hayatın her alanında olduğu gibi gezintiler esnasında da lidere tabi olması gerektiğini savunuyor ve asla bir çekiştirme durumunu kabul etmiyordu. Köpeğin çevreyi koklamasını ise neredeyse bir vakit kaybı, ya da disiplinsizlik olarak değerlendiriyordu.


Ben kişisel olarak bu iki zıt görüşün, aslında iki uç görüş olduğunu düşünüyorum. İki görüş de belli oranda doğrular ve yanlışlar içeriyor. Evet, köpekler için koklamak büyük bir ihtiyaç. Köpeklerin beyninde bulunan en önemli ve büyük kısım koklamaya ayrılmış olduğu için, bir köpeğin mental olarak yorulması ve rahatlaması için koklama dürtüsünü hayata geçirebilmesi büyük bir öneme sahip. Köpekler biz insanlardan çok farklı olarak, kokular vasıtası ile birçok bilgiye ulaşabiliyorlar. Örn; Kokladıkları bir köpek idrarından, o köpeğin cinsiyeti ve duygusal durumuna dair pek çok bilgi edinebilme yeteneğine sahipler. Bu durum onlara bir köpeği görmeden dahi o köpekle tanışabilme avantajını sunuyor.

Diğer taraftan köpeklerimizi rahat ettirelim derken, kendi refahımızı bir kenara bırakmak sürdürülebilir bir durum değil. Her gezintide sizi sürükleyen bir köpek, bir süre sonra belli sağlık sorunlarının oluşmasına sebep olacaktır. Psikolojik baskıyı bir kenara bırakıyorum.

Bence burada yapılması gereken en doğru davranış, öncelikle köpeğe nizami yani çekmeden yürümeyi öğretmek olmalıdır. İster liderlik olarak açıklayın, isterseniz zorluklardan bahsedin bu bir gerekliliktir. Fakat bunu yaparken gezi sadece bizim içinmiş gibi davranmamak ve köpeğin ihtiyaçlarını da göz önünde bulundurmak gerekliliği asla yadsınmamalıdır. Doğru davranış şekli; köpeğin bizimle nizami yürümesi ve belli noktalarda durarak önceden öğretilen bir komut ile ona koklama izni vermek ve yine bir komut ile yürüyüşe nizami olarak devam etmek şeklinde olmalıdır. Böylelikle köpek belli bir süre yürüyüşe düzgün şekilde eşlik ettiği için ödüllendirilmiş olacak, zaten belli aralıklarla kendisine bu imkanın tanınacağını bildiği için stressiz bir şekilde yürüyecektir. Bu davranış modeli hem insan hem de köpek için en doğru, basit ve güvenli yaklaşımdır.


4 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

SATIN ALMAYIP EVLAT EDİNMEK SORUNA ÇARE Mİ?

Ilker Unlu Bir süredir basında daha uzun süredir de sosyal medyada dönüp duran bir söylem var: 'satın alma evlat edin.' Barınaklardaki sahipsiz köpeklerin sayısı düşünüldüğünde gün geçtikçe en sağduyu

Atalık Tohumlar; Atalık Köpek Irkları

Ilker Unlu Atalık tohumların anlamı ve değeri hepimizce malum.‘Atalık’ tanımı zaten kendi başına bu tohumların tarihimizle içiçe geçmiş olduğunu, dede ve anneannelerimizin yaşamlarında önemli bir yer